Muharrem ayı kuşkusuz İslam coğrafyası için en büyük acının tarihidir. Hz. Hüseyin ve 72 Ehl-i Beyt üyesi tarihte görülmemiş bir zalimlikle katledilmiştir. Hz. Hüseyin’in elinde oklanan Ali Asgar’dan Hz. Hasan’ın çocuklarına ve Ehl-i Beyt’in gençlerine akan kan Hz. Muhammed Efendimizin kanıdır. Hz. Muhammed Efendimiz’in hep boğazından öptüğü mazlum Hz. Hüseyin, başı gövdesinden ayrılarak katledilmiştir. Herhalde insanlığın ilk gününden bugününe bu kadar simgesel, bu kadar acımasız, bu kadar insanlık dışı bir katliam görülmemiştir. Ne zaman Kerbela’yı düşünsem; iyi ile kötünün, haklı ile haksızın, mazlum ile zalimin mücadelesi en anlamlı hali ile ruhumu kaplar. Yezid’in benliğinde kötülük ve zalimlik Hz. Hüseyin’in benliğinde iyilik ve mazlumluk vücut bulmuştur. Bu vücut bulma o kadar içselleştirilmiştir ki Anadolu’da Alevi ya da Sünni vatandaşlarımız için Yezit ismi lanetlenmiş ve ne mutludur ki hiç bir çocuğumuza isim olarak verilmemiştir. Bu bile Anadolu insanının Hz. Muhammed Efendimiz ve ailesine yapılan bu büyük zalimlik karşısında ne kadar doğru bir…
View original post 152 kelime daha
