HAYDAR-I KERRAR SAHİB-İ ZÜLFİKAR ESEDULLAHİ’L-GALİP ALİ BİN EBİ TALİB

10553607_676157932460659_2269207676626733531_n
Büyük küçük bütün insanların Hazret-i Ali’yi sevmesi farzdır. Bunun için Hazret-i Peygamber, Allahu Teala’ya, “Allahım, sen onunla dost olanın dostu ol!” demiş. Ey ilahî lütfa kavuşmak isteyip, mahşerde kurtulmayı dileyen kişi! Sakın Hazreti Murtaza’nın düşmanı olma! Yoksa “Allahım, ona düşmanlık edenin düşmanı ol!” sözünden oluşan oka hedef olursun.
Hazreti Ali’ye düşmanlık şarabını içenlere, zamanın sâkîsi sonunda öldürücü ağu (zehir) verir. Bu geçici dünyada hem felâketle karşılaşırlar, hem de zincire vurulurlar; başlarına belâ gelir.
Hazreti Ali, Allah’ın elçisinin mahremiydi. Onun özünün sırrından haberliydi. İlâhî nâmenin kâtibi, yorum hazinesinin koruyucusuydu. Erdem ve olgunluk göklerinin güneşi, yücelik bahçelerinin ilkyazı idi.
Bir ordunun başkomutanı Veliler Şahı’ysa o ordu nereye giderse, hiç kuşkusuz zafer kazanır. Güneş, ışığının ulaştığı her yeri aydınlatır; bahar bulutu, geçtiği bütün yerleri bayındır kılar.
Hazret-i Ali yaşarken, Ehl-i Beyt’in gül bahçesinde belâ yeli kesinlikle esmedi. Murtaza öldürüldükten sonra, belânın hurma ağacı kanlı gözyaşlarıyla sulanmadan, Âl-i Abâ’ya yemiş vermedi.
Fuzuli
Hadikatü’s-Süeda
Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.