İmam Hüseyin’in örnek ahlakı (OSMAN EĞRİ)

10527763_676135129129606_1154630564055771393_n

O’nun sarayları veya sayılı hizmetçisi yoktu; onu koruyacak özel muhafızı, askeri ve kölesi de yoktu. Kendisini birlikte yaşadığı halkın bir parçası olarak görmekteydi, gayet alçakgönüllü ve yardımseverdi.

Bir gün sokaktan geçerken yolda bir grup fakirin yere serdikleri bir abanın üzerinde kuru ekmek parçaları yediklerini gördü. İmam Hüseyin’i görünce onu sofralarına davet ettiler.

Hazret kabul ederek oturup onlarla birlikte kuru ekmek yedi ve “Allah Teala kibirlenenleri sevmez.” buyurdu. Sonra da “Ben sizin davetinizi kabul ettim, siz de benim davetime icabet edin.” buyurarak onları evine davet etti.

Eve vardıklarında İmam Hüseyin evdekilere ne varsa getirilmesini ve misafirlerin iyi ağırlanmasını hatırlattı. Böylece hem bu yoksul insanları evinde ağırlamış hem de bir İslam büyüğü olarak gerçek bir alçakgönüllülük ve yardımseverlik örneği vermişti.

İmam Hüseyin’in mazlumlara nasıl destek olduğunu Ureyneb’le kocası Selamoğlu Abdullah arasında geçen şu hadise çok iyi anlatmaktadır:

Yezid babasının yerine veliaht olduğunda onca güç, iktidar, makam ve cariyelere sahip olduğu halde evli bir kadına göz dikmişti. Bu güzel kadın Selamoğlu Abdullah’ın eşi Ureyneb’di.

Muaviye bu iğrenç tekliften dolayı oğlu Yezid’i kınayacağı yerde, Abdullah’ı kandırıp karısını boşattırdı; eğer karısını boşayacak olursa kendi kızını ona vereceğini söylemiş, İslâm topraklarından bir kısmını da ona hediye edeceği vaadinde bulunmuştu.

Bu durum İmam Hüseyin’e bildirilince, Hazret, hemen harekete geçip Ureyneb’e evlenme teklifinde bulundu, böylece Muaviye’nin Ureyneb’i Yezid’e alma planını suya düşürmüştü.

İmam Hüseyin Ureyneb’i öylece bekletti ve kocası Abdullah Medine’ye geldiğinde onu boşayarak yine Abdullah’a nikahladı. Böylece İmam Hüseyin Müslüman ve iffetli ailelerin namusuna göz diken Yezid’in tecavüzkâr elini kesmiş oluyordu.

Bu ilginç olay Muhammed evlatları olan Ehl-i Beyt’in övünç kaynağı, Ümeyyeoğullarının ise iffetsizliğini anlatan bir destan olarak tarihe geçmiş oldu.

Allah cümlemize onların ahlakıyla ahlaklanmayı nasip etsin… ALLAH ALLAH…

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.