Muharrem

Kırk kazı kırk kazana atıp kaynatın sizce yanmıyan nesf terbiye olur mu? Kaz nefsi temsil eder misali öyle değil mi? Yemek ister, rahatlık ister, herşeyin aşırısını ister şehvetle. Dünya adına ne varsa peşinden koşar o kaz. Şimdi tut onu koy kazana kaynat bakalım kaynar mı? Kırk türlü yemiş katalım aşureye kaynatalım ha kaynatalım kazanlarda olur mu? Kırk işin teşbihi 12 çeşit yemişle yapılır aşure. 12 İmama delalettir. Bu 12 İmam ne yapar? Neci bunlar bilen var mı? Ne iş görür? Ben söylüyeyim sevgili dostlar 12 İmamlar Tevhidi gösterirler. Öyle gel buraya gel buraya keramet bende gel buraya demezler. Ne demiş Hz. Pir Ahmet Yesevi hazretleri başına sarık sarar, kendine mürit arar ilmi yok neye yarar ahir zaman şeyhleri. Dünyaya kucak açar zoru görünce kaçar her yere küfür saçar ahir zaman şeyhleri. İşte o ahir zaman şeyhlerinin ataları da gün geldi. Hz Hüseyinin kanını döktüler kerbela toprağına. O kerbela ki ker ve bela üzüntüyle belanın yurdu ki dedesi Allah’ın resulu Peygamber efendimiz bu olayın olacağını torununa söylemişti. Başım toprak özüm toprak cismim toprak hakka kavuşur muyum diye ruhum müştak her şey ona kavuşur muyum diye can atar boşa söz söylemez pirimiz Ahmet Yesevi. Kerbelaya geldikleri vakit döndü yoldaşlarından birine sordu İmam Hüseyin efendimiz burası neresidir dedi adı nedir bu memleketin kerbela dedi o sorduğu kişi cevabı duyan Hz Hüseyin efendimiz devesinden indi gözleri yaşardı Allah’ım dedi kertten beladan sana sığınırım burası kanımızın döküleceği yer dedi dostlarına.

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.