
36-Soru: On İki İmamın altıncısı İmam Cafer-i Sadık kimdir?
Cevap:
İmam Cafer-i Sadık, On iki İmam’ın altıncısı olup 23 Mayıs 702 yılında Medine’de doğdu. Babası 5. İmam Muhammed Bakır, annesi Ümmü Ferve veya Necibe hatundur.
İlim, irfan, zühd ve takvasını babasından öğrenmiş, sahabeleri görme şerefine ermiş, Tabiinin dev İmamlarından biridir. Hayatında şiddet ve sıkıntılı anlarında dedesi İmam Hüseyin’in şu duasını okurdu: “Ey şiddet ve sıkıntı anında benim yardımcım, hiç uyumayan gözünle bana ecir ver. Zail olmayan rüknünle beni geçindir.” Diye dua ederlerdi. Çok halim-selim bir yapıya sahip olup kimsenin gönlünü kırmazdı. İmam Cafer-i Sadık Ehl-i Beytin göz bebeğidir. Hanefi Mezhebinin kurucusu İmam-ı A’zam’ın da çağdaşıdır. Bir gün devrin meşhur alim ve zahidlerinden Davud-u Tai, İmam Cafer-i Sadık’ın yanına gelerek ona dedi ki: “Ey Peygamberin torunu bana bir nasihat et, çünkü kalbim karardı.” O da buyurdular ki: “Ey Davut, sen zamanımızın en zahid ve abid’i, Allah’tan en çok korkanısın. Benim nasihatime ne ihtiyacın var?” Davut: “Ey Resülüllah’ın torunu sizin bütün yaratılmışlara üstünlüğünüz var. O büyük Peygamberin kanı damarlarınızda dolaşıyor, onun için herkese nasihat vermeniz icap eder.” Bu söz üzerine, İmam Cafer-i Sadık “Ey Davut, ben kıyamet günü gelince ceddim Muhammed (a.s) elimden tutup: “Niçin bana hakkıyla uymadın? Demesinden korkuyorum. Bu işler soy, nesep işi değil, ibadet ve amel işidir.” Dedi. Davud-u Tai bu sözleri duyunca ağlamaya başladı. “Ya Rabbi, onun varlığı peygamber soyundan geldiği halde böyle düşünürse Davut kim oluyor ki, yaptıklarının kıymeti olsun” demişti. İnsanlar soylarına göre değil, amellerine göre Hak katında değerlendirilirler.
İmam Cafer-i Sadık: “Bir kimse kusur ve günah işlediği zaman utanmıyorsa, yaşlandığı zaman pişmanlık duyup kötü işlerinden vazgeçmez ise ve tenha bir yerde olduğu zaman Allah’tan korkmazsa, o kişide hayır yoktur.” Bir başka sözünde: “Bir kimse geçim darlığı çekiyorsa çokça istiğfar (tövbe) etsin.” Diye insanlara nasihatte bulunurlardı.
İmam Cafer-i Sadık otuz dört yıl insanlara irşat ve tebliğ görevini hakkıyla yapmış, 22 Ocak 766 veya 10 Mart 765 tarihinde 68 yaşlarında iken zehirletilerek şehit olarak Hakka yürümüştür. Kabri Medine’de Cennetü’l Baki mezarlığında dedesi ve babasının yanındadır.
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.