MÂM ZEYNÜ’L-ÂBİDÎN’İN DUÂSINDA ALLAH SEVGİSİ

11229428_822512877825163_4672307119894195085_n
Allâh’ım! Sen’in muhabbetinin lezzetini tattıktan sonra daha kim başka arayışlara girer ve bir kere yakınlığının zevkine erdikten sonra hangi aklı başında insan yüzünü başka şeylere çevirir!?

Okumaya devam et

Genel içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | MÂM ZEYNÜ’L-ÂBİDÎN’İN DUÂSINDA ALLAH SEVGİSİ için yorumlar kapalı

BU TOPRAGIN CANLARI – 7. BÖLÜM SİVAS

Danışmanlığını Hitit Üniversitesi Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Sayın Prof. Dr. Osman EĞRİ’nin yaptığı ve yapımcılığını da VSG Prodiksiyondan Sayın Levent VURAL’ın üstlendiği “Bu Toprağın Canları” adlı belgeselde ülkemizdeki Alevi-Bektaşi inancının simgeleri izleyenleriyle buluşturuluyor.

Multimedya içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | BU TOPRAGIN CANLARI – 7. BÖLÜM SİVAS için yorumlar kapalı

ULU OZANLAR

SAH_Hatayi-220x259

ŞAH HATAYİ

Pîr ve mürşidler (dedeler) yedi büyük ozandan birisi olan Hatâyî’den cemlerde sıkça söz ederler. Zâkir ve âşıklar onun deyiş, nefes ve düvâz-imâmlarını okurlar. Şah İsmail Hatâyî’nın doğum tarihi 17 Temmuz 1487 olarak kayıtlara geçmiştir. Babası Şeyh Haydar, annesi Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kızı Alemşah Halime Begüm Sultan’dır.
Okumaya devam et
Multimedya içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | ULU OZANLAR için yorumlar kapalı

Cennet gençlerinin seyyidi: Hz. HÜSEYİN

10527763_676135129129606_1154630564055771393_n

Ümm-i Hâris hazretleri anlatır:
Birgün Resulullahın huzuruna varıp, bir rüya gördüğümü ve çok korktuğumu arzettiğim zaman, buyurdular ki:
– Ne gördün?
– Sizin vücudunuzdan bir parça kestiler, benim yanıma eklediler.
– İyi görmüşsün, Fatıma’nın bir oğlu olacak ve senin yanında kalacaktır.
Okumaya devam et
Genel içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | Cennet gençlerinin seyyidi: Hz. HÜSEYİN için yorumlar kapalı

Cennet gençlerinin efendisi: Hz. HASAN

10524328_866997409995357_3875634205116722777_n

Peygamber efendimizin, “Cennet gençlerinin seyyidi, efendisidir” buyurduğu, torunu Hz. Hasan, 625 senesinin Ramazan ayının ortasında doğdu. Peygamber efendimiz, kulağına ezan ve ikamet okuyup, ismini Hasan koydu. Doğumunun yedinci günü akika olarak iki tane koç kesti. Saçını da kestirip, ağırlığınca gümüş sadaka verdi.
Okumaya devam et
Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Cennet gençlerinin efendisi: Hz. HASAN için yorumlar kapalı

Hz. Hatice Validemiz 

x_MG_0010
Hz. Hatice Validemizin, Efendimiz’in (s.a.s) nezdinde çok büyük değer ve kıymeti vardır. Çünkü o, Efendimiz’in (s.a.s) ilk zevcesi olmanın yanında, daha başka birçok meziyete de sahiptir ki, bunları şöylece sıralayabiliriz:
Okumaya devam et
Genel içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Hz. Hatice Validemiz  için yorumlar kapalı

Yedi Ulu Ozanımız

saz
Camiamızda kabul görmüş, nefesleri Cemlerde bizlere ilham veren yedi ulu ozanımız bulunmaktadır. Bu Ulu Ozanlarımız;
Okumaya devam et
Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yedi Ulu Ozanımız için yorumlar kapalı

x_MG_0011
 “Her peygamberin nesli kendinden, benimkisi ise Ali’den olacaktır!”, “Ben kimin dostu (mevlası) isem, Ali de onun dostudur.”
“Sen dünyada da ahirette de benim kardeşimsin!”; “Sen, Hazreti Harun’un, Hazreti Musa yanında aldığı yeri, benim yanımda almaktan razı değil misin? Şu farkla ki, benden sonra peygamber yoktur.” ifadelerindeki nebevî iltifata mazhar olmuş bir insandır. Ayrıca, Resûl-i Ekrem’in (aleyhi ekmelüttehaya) neslini sevmek de Alevî’siyle Sünnî’siyle hepimiz için çok önemli bir vecibedir.

***

Genel içinde yayınlandı | için yorumlar kapalı

ALEVİ BEKTAŞİ GELENEĞİNDE DÖRT KAPI KIRK MAKAM

10378208_672517089491410_6121930319424936585_n
Dört kapı kırk makâm anlayışı, Alevilik Bektâşîliğin temel erkânıdır. İslâm Dîni’nin temel dinamiklerini yansıtmaktadır. Dört kapı kırk makâm, İslâm’ın kolay öğrenilmesi ve hâfızalarda kalıcı olması için sistemleştirilmiş, formüllendirilmiş halidir. Hacı Bektaş Velî’nin Makâlât’ında bulunması önemlidir. Hacı Bektaş Velî, dört kapı kırk makâmla, tarîkatın olmazsa olmaz temel değerlerini belirlemiştir. Sonradan düzenlenen erkânnâmeler, bu sistemle ilgili herhangi bir değişikliğe gitmemiştir. Onların yaptıkları, erkânın pratiklerini sistemleştirmek ve tarîkatı kurumsallaştırmak olmuştur.
Bektâşîlikte dört kapı kırk makâm, Hz. Peygamber’in şu hadîsi ile açıklanmaktadır: “Şerîat benim sözlerimdir. Tarîkat benim fiillerimdir. Ma’rifet, benim her işimin başıdır. Hakîkat, benim ruhsal durumumdur.” Veli Baba’nın hadîs olarak rivâyet ettiği bir başka benzetme ise, şu şekildedir: Şerîat, bir ağaçtır. Tarîkat onun budaklarıdır. Ma’rifet yapraklarıdır. Hakîkat meyvesidir. Kur’ân-ı Azîm’üş-Şan, hepsini içine almaktadır. Ağaç yetiştirmekten amaç, meyve elde etmek olduğu gibi, şerîattan maksat da hakîkata ulaşmaktır.
Okumaya devam et
Genel içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | ALEVİ BEKTAŞİ GELENEĞİNDE DÖRT KAPI KIRK MAKAM için yorumlar kapalı

ALEVİ-BEKTAŞİ KLASİKLERİ

Adsız

KİTAB-I CABBAR KULU 

Kültür ve geleneklerin, kendi varlıklarını devamlı kılabilmek için yazılı kaynaklara ihtiyaçları vardır. Kültürel mîras, nesiller arası sürekliliğini yazılı kaynakların varlığına borçludur. Yetişmekte olan nesil tarafından ilgili kitaplara müracaat edilerek okunmayan, dolayısıyla üzerinde düşünülmeyen kültür ve gelenekler, sahip oldukları dinî, ahlâkî ve insânî değerleri bir sonraki neslin ihtiyaçlarına cevap verebilecek ve problemlerine çözüm üretebilecek şekilde güncelleyememişlerdir. Klişe halinde kalan değerler, canlılıklarını ve etkinliklerini devam ettiremedikleri için, ya yeni nesil tarafından benimsenmemişler; ya da farklı kültür ve geleneklerin etkisinde kalarak kaybolup gitmişlerdir. Kültür, gelenek ve medeniyetler tarihinde, bu durumun pek çok örneğini bulmak mümkündür.

Okumaya devam et

Genel içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | ALEVİ-BEKTAŞİ KLASİKLERİ için yorumlar kapalı