This gallery contains 1 photo.
-
Arşivler
-
Meta
ANLAMI Kırklar ceminde İmâm Zeyne’l-Âbidîn’in delil yaktığına, Hz. Peygamber döneminde de bu görevi Câbir el-Ensârî’nin yaptığına inanılır. Çerağın yaydığı nûr, nûr-ı Muhammedî ile nûr-ı Ali’nin birleşmesi sonucu oluşmuştur. Çünkü Muhammed ve Ali manada birdir. Nûr hidâyet ve ilim nûrudur. Sır … Okumaya devam et
Bektâşîlikteki ilk derece “âşık”lıktır. “Seven” anlamına gelen âşık kelimesi, Bektâşî ilke ve âdetlerine belirli bir sadâkat duyan, fakat fiilen nasîb almamış kişiler için kullanılır. Âşıklar, tekkeyi ziyaret ederler, baba ve normal üyelerle konuşurlar. Bektâşî müziği dinler ve nefes okurlar. Âşıklık, … Okumaya devam et
This gallery contains 1 photo.
Hz. Hünkâr Hacı Bektâş el-Horasânî’nin kerâmetlerinden birisini râviler şöyle anlatırlar: Suluca Karahöyük’ün yakınında Beyamlı adlı bir dere vardır. Onun karşısında Kızağıl adlı bir kışla vardı. Orada birisi koyun güderdi. Hünkâr varlığı oraya gezmeye geldikçe onu rahatsız eder, incitirdi. Hz. Hünkâr … Okumaya devam et
Hazret-i Hünkâr Hacı Bektâş el-Horasanî (Allah sırrını mübarek eylesin) Anadolu’ya gelip Suluca Karahöyük’e yerleşince, bu anlatılan velâyet ve kerâmetleri gösterip, civarda tanındı. Her taraftan mürit ve muhibler geliyordu. Tekkede yeme, içme, semâ yapılmaya, büyük meclisler olmağa başladı. Fakir ve çeşitli … Okumaya devam et
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.